Kategori arşivi: s

stokastik

(Alm. stochastisch; Fr. stochastique; İng. stochastic) endst. İçinde rasgelelik veya rasgele değişken bulunan. [1]

Rastgele bir şekilde değişim gösteren sistemleri veya olguları (fenomenleri) temsil etmek için
kullanılan terimdir. [2]

Rastgele bir unsur içeren, öngörülemeyen ve istikrarlı bir örüntü veya düzen olmadan meydana gelen
durumlar veya modelleri tanımlamak için kullanılan terimdir. Bütün doğal olaylar stokastik olgulardır.
Ayrıca işletmeler ve açık ekonomiler stokastik sistemlerdir, çünkü iç ortamları dış ortamdaki rastgele
olaylardan etkilenmektedir. Stokastik çoğunlukla olasılıkla eşanlamlı kabul edilir ancak kesin olarak
söylemek gerekirse stokastik, (gerçek veya belirgin) rastgelelik fikrini, olasılıkçılık ise dolaylı olarak
rastgelelikle ilişkilidir. [3]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:https://en.wikipedia.org/wiki/Stochastic

[3]:http://www.businessdictionary.com/definition/stochastic.html

stok kontrolü

(Alm. Bestandskontrolle, f; Fr. contrôle des stocks, m; İng. inventory control) endst. Stok miktarının, tüm stokun en iyi şekilde yönetilmesi ve oluşan talebi zamanında karşılayabilmesi amacıyla sürekli ya da kesikli olarak gözden geçirilmesi. [1]

Üretimin ilk basamağını oluşturan hammadde girişinden başlayarak son mamulün oluşmasına kadar üretime katılan veya duran yarı mamül ve mamül maddenin tüm stok hareketlerinin takip edilmesi ve bunların her kademede üretim faaliyetlerinin aksamayacağı kadar çok, ama gereğinden fazla olmasını engellemek amacıyla yapılan çalışmalara “stok kontrolü” denmektedir. [2]

Stok  kontrolü genel olarak “bir işletmenin stok kontrol faaliyeti” olarak tanımlanabilir. Daha spesifik olarak, stok kontrolü aşağıdaki maddeleri içerir:

  1. Operasyon yönetimi, lojistik ve tedarik zinciri yönetimi, teknolojik sistem ve envanter yönetimi için gerekli programlanmış yazılımları içerir.
  2. Ekonomi ve operasyon yönetimi, satış masraflarını düşürmeyi amaçlayan envanter kontrolü problemini satışa zarar vermeden sürdürmektedir. Herhangi bir tedarik zincirinin 3 temel sorusuna cevap verir: Ne zaman? Nerede? Ne kadar?
  3. Kayıp önleme alanında, hırsızlığa karşı teknik engeller getirmek üzere tasarlanmış sistemler. [3]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wBmNpkQC9Nhi90NLW7E7-Z07M7sgHZ8ZCkz_OAQdYkRBtpAZLnT5lrjRcecXAZMs

[3]:https://en.wikipedia.org/wiki/Inventory_control

son ürün

(Alm. Endprodukt, n; Fr. produit final, m; produit terminal, m; İng. end product; final product) endst. Ardışık süreçlerin ve işlem adımlarının tamamlanması sonucunda ortaya çıkan ürün, tamamlanmış ürün. [1]

  1. Bir faaliyetin, düzenlemenin veya prosesin son çıktısı.
  2. Bir sözleşme kapsamında teslim edilen (veya teslim edilecek) maddeler, malzemeler ve tedarikler.  [2]

Üretimde, bir son ürün başka kayda değer işlemi olmayan satışa hazır üründür.

Örneğin, bir petrol şirketi petrolünü son ürün olarak satabilir. [3]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:http://www.businessdictionary.com/definition/end-product.html

[3]:https://en.wikipedia.org/wiki/Final_product

son montaj çizelgesi

(Alm. Endmontageablaufplan, m; Fr. ordonnancement de montage final, m; İng. final assembly schedule) endst. İmalat sürecinde, farklı nihai ürünler için son montaj aşamasındaki işlem sıralarının oluşturulduğu çizelge. [1]

Çoğunlukla FAS olarak kısaltılan ve bazen bitiş çizelgesi olarak da anılan Son Montaj Çizelgesi, siparişe göre üretim (MTO) veya siparişe göre montaj (ATO) ortamlarında, belirli müşteri siparişleri için ürünü bitirmek adına son parçaların bir planlamasıdır.

Bitiş takvimi, montajı da içerebilir fakat aynı zamanda son karıştırma, kesme, ambalajlama vb. de. FAS, müşteri siparişinin alınmasından sonra hazırlanır. FAS, ürünü, stoklandığı (veya master planlandığı) seviyeden son parça düzeyine kadar tamamlaması için gereken işlemleri planlar.

Nihai ürünler MPS’de görünmediğinde son montaj çizelgesi (FAS) girdileri gereklidir. Bu son öğelerin siparişe göre montajı yapılır veya çeşitli yapılandırmalarda birleştirilebilen çeşitli müşteri seçenekleri vardır. Bu ürünler, birçok sevk edilebilir nihai ürünün birkaç standart bileşenden meydana geldiği varyant ve seçeneklere sahip kategoriye aittir. Bu ürünler için iki farklı zaman çizelgesi gereklidir: nihai ürün bileşenleri için ana üretim programı (MPS) ve sevk edilebilir ürünler için son montaj çizelgeleri (FAS). [2]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:https://en.wikipedia.org/wiki/Final_assembly_schedule

son kullanıcı

1. (Alm. Endbenützer, m; Endverbraucher, m; Fr. utilisateur final, m; İng. end user) blşm. Veri işleme ve bilgi alışverişi için bir kullanıcı ağını kullanan kişi, süreç, program, aygıt ya da dizge. 2. (Alm. Endverbraucher, m; Fr. utilisateur final, m; İng. end user) endst. Bir ürünün ya da hizmetin amacı doğrultusunda tüketilmesi için ulaştırıldığı son kişi. [1]

Bir ürün için yetki veren, emir veren, işlem yapan veya ödeme yapan kişi veya kuruluşun aksine fiilen bu ürünü kullanan kişi yada kuruluş. [2]

Ürün geliştirmede, nihai(son) olarak bu ürünü kullanan veya nihai(son) olarak kullandırılması amaçlanan kişidir. Son kullanıcı, sysops, sistem yöneticileri, veritabanı yöneticileri, bilgi teknolojisi uzmanları, yazılım uzmanları ve bilgisayar teknisyenleri gibi ürünü destekleyen veya bakım yapan kullanıcıların zıttı konumunda durmaktadır. Son kullanıcılar genellikle, ürün tasarımcılarının teknik anlayışlarına veya becerilerine sahip değildir; bu da, tasarımcıların unuttuğu veya gözden kaçırdığı kolay bir gerçek olup, müşterinin memnuniyetsiz olduğu özelliklere yol açmaktadır. Bilgi teknolojisinde, son kullanıcılar normal anlamda “müşteriler” değildir – genellikle müşterinin çalışanlarıdır. Örneğin, büyük bir perakende şirket, çalışanlarını kullanmaları için bir yazılım paketi satın alırsa, büyük perakende şirket, yazılımı satın alan “müşteri” olmasına rağmen, son kullanıcılar, yazılımı işyerinde kullanacak şirketin çalışanlarıdır. [3]

Bir ürünün veya hizmetin gerçek tüketicisi. “Son kullanıcı” terimi, gerçekte mal veya hizmetle çalışacak kişiyi, geliştirme, üretim ve dağıtımın diğer aşamalarında bulunan bireylerden ayırmak için kullanılır. [4]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:http://www.businessdictionary.com/definition/end-user.html

[3]:https://en.wikipedia.org/wiki/End_user

[4]:http://www.investopedia.com/terms/e/end-user.asp

sıfır stok

(Alm. Nullbestand, m; Fr. stock zéro, m; zéro stock, m; İng. zero inventory) endst. Tam zamanında üretim sistemlerinde israfların yok edilmesi ile hammadde ve yarı ürün stoklarının azaltılıp salt gerektiği kadarının elde tutulması. [1]

Yalnızca gerekli ürünleri elinde bulundurarak stokların artmasına neden olan tüm israfın giderildiği tam zamanında stok kontrol evresi (aşaması). [2]

JIT(Just-in-time) kavramı, sıfır stok olarak da bilinmektedir . Japon yöneticilerine göre JIT, daha düzgün üretim akışları sağlayan mamül ve üretim süreçlerinin, sürekli olarak gözden geçirilip iyileştirilmesine imkân sağlayan bir yaklaşımdır.

Bu sistem, istenen parçaları sadece minimum düzeyde üretmek suretiyle, üretim içerisindeki stok düzeylerini en aza indirmeyi amaçlar. Bu nedenle, herhangi bir üretim sistemini, malzemelerin birbiri ardınca işlendiği ve kesinlikle stokta tutulmadığı sürekli bir üretim sistemine dönüştürmeye çalışır. Çünkü, böylesi sistemde ara stokları bulunmayacaktır. [3]

Tam zamanında üretimin ana stratejisi üretim hızını artırıp, akış süresini azaltarak, kalite, maliyet, teslimat performansını aynı anda iyileştirmektir.

JIT şu israfları azaltmayı amaçlar:

  1. Hurdalar
  2. Fazla üretim
  3. Gereksiz malzeme taşımaları
  4. Yarı mamul ve bitmiş ürün stokları
  5. Gereksiz, katma değer yaratmayan operasyonlar
  6. İşçinin makine zamanı içinde beklemeleri
  7. Gereksiz işçi hareketleri

JIT KULLANAN ABD ŞİRKETLERİ

  • Harley-Davidson firmasında MAN (Materials As Needed)
  • Ford Motor fabrikasında da MAN (Manufacturing As Needed)
  • Omark Endüstrilerinde ZIPS (Zero Inventroy Production Systems)
  • Westinghouse’de MIPS (Minumum Inventory Production Systems)
  • Hewlett-Packard, SP (Stockless Production)

TÜRKİYE’DE JIT UYGULAYAN BAZI FİRMALAR

  • TOFAŞ
  • MERCEDES
  • TOYOTA
  • VESTEL
  • RENAULT
  • KORTEKS
  • B PLAS       [4]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:http://www.businessdictionary.com/definition/zero-inventories.html

[3]:http://sbedergi.erciyes.edu.tr/sayi_2/Jit%20(S%C4%B1f%C4%B1r%20Stok)%20Sistemi%20-%20M.S%C4%B1tk%C4%B1%20%C4%B0LKAY%20-%20Ahmet%20DO%C4%9EAN.pdf

[4]:http://www.yildiz.edu.tr/~tuzkaya/MUP_Ders_Notlari/Tam_zamaninda_uretim.pdf

sermaye yatırımı

(Alm. Kapitalanlage, f; Fr. investissement en capital, m; İng. capital investment ) endst. Bir işletmede hizmet veya ürünü daha çok, daha iyi kalitede yapmak için eklenen donatılar, araçlar, binalar ve benzerlerinin tümü. [1]

Bir iş girişiminde gelir beklentisi ile yatırım yapılan ve birkaç yıl içinde işletme tarafından elde edilen kazançlar yoluyla geri kazanılmış para. Genellikle, günlük işlemler (çalışan sermaye) veya diğer giderlerden ziyade sermaye harcamaları için kullanıldığı anlaşılmaktadır. [2]

Sermaye yatırımı, işletme hedeflerini ilerletmek amacıyla bir firmaya veya işletmeye yatırım edilen fonları ifade eder. Sermaye yatırımları aynı zamanda bir firmanın uzun yıllar boyunca üretken olması beklenen üretim tesisleri ve makine gibi sermaye varlıkları veya sabit varlıkların satın alınması anlamına da gelebilir. Sermaye yatırımlarının kaynakları çoktur ve öz sermaye yatırımcıları, bankalar, finansal kuruluşlar, girişim sermayesi ve melek yatırımcıları içerebilir. [3]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:http://www.businessdictionary.com/definition/capital-investment.html

[3]:http://www.investopedia.com/terms/c/capital-investment.asp

serbest dolaşımlı atölye çizelgelemesi

(Alm. offene Werkstattsteuerung; Fr. ordonnancement d’atelier ouvert, m; İng. open shop scheduling) endst. Belli bir performans ölçütünü eniyileyecek biçimde, üretim rotası kısıtlaması olmaksızın işlerin imalat atölyesinde yer alan makinelerde hangi sıra ve zamanda gerçekleneceğinin belirlenmesi, açık atölye çizelgelemesi. [1]

Teorik bilgisayar bilimi ve yöneylem araştırmasında serbest dolaşımlı atölye çizelgeleme problemi (OSSP), belirli bir dizi işin, belirli bir zaman aralığında, her birinin belirli iş istasyonlarında, her birinde isteğe bağlı bir sıraya göre işlenmesinin gerektiği bir zamanlama problemidir; ve amaç her iş istasyonunda her bir işin ne zaman işleneceğini belirlemektir. Sorun ilk kez Teofilo F. Gonzalez ve Sartaj Sahni tarafından 1976 yılında incelenmiştir.

Tanım

Daha açık bir ifadeyle, serbest dolaşımlı atölye çizelgeleme probleminin girdisi, bir dizi ‘’n’’ adet iş, bir başka ‘’m’’ adet iş istasyonu kümesi ve her işyerinin her iş istasyonunda harcaması gereken süreyi (muhtemelen sıfır) gösteren iki boyutlu bir tablodan oluşur. Her bir iş yalnızca bir seferde sadece bir iş istasyonunda işlenebilir ve her iş istasyonu aynı anda yalnızca bir işi işleyebilir. Bununla birlikte, atölye çizelgeleme probleminden farklı olarak, işleme adımlarının gerçekleşme sırası serbestçe değişebilir. Hedef, her iş istasyonunda işlenecek her iş için bir zaman atamak ve böylece aynı iş istasyonuna aynı anda iki iş atanmamakta, bir iş aynı anda farklı iş istasyonlarına atanmamakta ve her iş farklı iş istasyonlarına istenen süre boyunca atanmaktadır. Bir çözümün kalitesinin genellikle ölçütü, zamanlamanın başlangıcından (bir işin bir iş istasyonuna atanması) sonuna kadar geçen tamamlanma süresidir (son iş istasyonunda son işin bitirme zamanı). [2]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:https://en.wikipedia.org/wiki/Open-shop_scheduling

satış tahmini

 

(Alm. Absatzprognose, f; Fr. prévision des ventes, f; İng. sales forecast) endst. Geçmişte gerçekleşmiş satış miktarlarından ve/veya bazı varsayımlardan yola çıkarak, gelecekte belirli zaman aralıklarında gerçekleşmesi beklenen satış miktarı. [1]

Elde edilebilir satış gelirinin, tarihsel satış verilerine dayalı olarak projeksiyonu, pazar anketleri ve trendlerinin analizi ve satış elemanlarının tahminleri. Satış bütçesi olarak da adlandırılan bu, bir iş planının temelini oluşturur. [2]

Satış tahmini; seçilmiş bir pazarlama planı ve mevcut çevre şartları altında işletme satışlarının ümit edilen miktarıdır. [3]

Teklif edilen bir pazarlama planı veya program altında gelecekteki belirli bir dönem için tahmin olunan satışların miktar veya parasal değeridir. [4]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:http://www.businessdictionary.com/definition/sales-forecast.html

[3]:https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=gyLHMouPes-CvnhRcjQsKXQBYg5B3jU9f5sHlWTs65GlzRVGo8hARQde1dlmY6oq

[4]:https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=gyLHMouPes-CvnhRcjQsKXQBYg5B3jU9f5sHlWTs65GlzRVGo8hARQde1dlmY6oq

satış maliyeti

(Alm. Herstellkosten der verkauften Erzeugnisse; Fr. coûts des ventes, pl; İng. sales cost) endst. Ürün veya hizmeti pazara son haliyle sunmak için yapılan giderlerin tümü. [1]

İmalat: Bir ürünün yapımında doğrudan malzeme, doğrudan emek ve fabrika masraflarının toplamı.
Perakende: Malın satın alma fiyatı. [2]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:http://www.businessdictionary.com/definition/cost-of-sales.html