Burak Yıldız tarafından yazılmış tüm yazılar

veri kümesi

(Alm. Datenbestand, m; Datensatz, m; Fr. ensemble de données, m; jeu de données, m; İng. data set; dataset) 1. blşm. Bir bilgisayar işletim sisteminin belirli yöntemleriyle erişilen ve kaydedilen veri grubu. 2. endst. 1. Benzer ve bağıntılı değişkenlerin bir araya toplanması ile oluşturulan sayısal ve kategorik değerler kümesi.2. Genelde iki boyutlu bir tablo olarak sunulan, sütunların kategorileri, satırların özellikleri belirlediği veriler. [1]

Bir veri kümesi, bir veri koleksiyonudur. Çoğunlukla bir veri kümesi, tek bir veri tabanı tablosunun içeriğine sahiptir veya tek bir istatistiksel veri matrisine karşılık gelir; burada, tablonun her sütunu belirli bir değişkeni temsil eder ve her satır söz konusu veri kümesinin belirli bir üyesine karşılık gelir. Veri kümesi, veri kümesinin her bir üyesi için bir nesnenin yüksekliği ve ağırlığı gibi değişkenlerin her birinin değerlerini listeler. Her bir değer bir referans noktası olarak bilinir. Veri kümesi, satır sayısına karşılık gelen bir veya daha fazla üye için veri içerebilir. [2]

Matematikte kullanılan köşeli parantezlerle ayırt edilen basit sayı grubu. [3]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:https://en.wikipedia.org/wiki/Data_set

[3]:http://www.businessdictionary.com/definition/data-set.html

veri bilimi

(Fr. science de données, f; İng. data science) endst. Bilinen veri analizi tekniklerinin yanında simülasyon, optimizasyon, ileri istatistik, yapay zeka, psikoloji ve karar verme modelleri gibi alanların da yardımıyla, genellikle geniş ölçekli verilerin incelenmesi ve sonuçlarının uygulamaya geçirilmesiyle ilgilenen bilim dalı. [1]

Veri tabanlı bilim olarak da bilinen veri bilimi, yapılandırılmış veya yapılandırılmamış çeşitli şekillerde verilerden bilgi almak için bilimsel yöntemler, süreçler ve sistemler konusunda disiplinler arası bir alandır.

Veri bilimi, gerçek fenomeni anlamak ve analiz etmek için veri ile “istatistik, veri analizi ve bunlarla ilgili yöntemleri birleştiren bilim dalıdır.” Matematik, istatistik, bilgi bilimi ve bilgisayar bilimleri alanlarında, özellikle makine öğrenimi, sınıflandırma, küme analizi, veri madenciliği, veri tabanları ve görselleştirme alt alanlarından pek çok alanda çizilen teknikler ve teoriler kullanılmaktadır. [2]

Büyük miktarda karmaşık veriden anlamlı bilgiler sağlamayı amaçlayan büyük veri alanı. Veri bilimi, verilerin karar verme amacıyla yorumlanması için istatistik ve hesaplamadaki farklı çalışma alanlarını birleştirir. [3]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:https://en.wikipedia.org/wiki/Data_science

[3]:http://www.investopedia.com/terms/d/data-science.asp

 

üretim süreci

(Alm. Produktionsverfahren, n; Fr. processus de production, m; İng. production process) endst. Bir ürünün üretilmesi için gerekli mekanik veya kimyasal işlemler bütünü. [1]

Bir ürün oluşturmak için kullanılan mekanik veya kimyasal adımlardır. Genellikle aynı maddenin
birden fazla birimini oluşturmak için tekrarlanır. Genellikle ürünü oluşturmak için hammadde, makine
ve insan gücünün kullanılmasını içerir. [2]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:http://www.businessdictionary.com/definition/production-process.html

üretim maliyeti

1. (Alm. Fertigungskosten, pl; Herstellkosten, pl; Fr. coût de production, m; İng. factory cost; manufacturing cost; output cost; production cost) endst. Bir malın veya hizmetin üretimi, montajı ve testi için harcanan doğrudan malzeme ve işçilik giderlerinin yanında üretim genel giderlerin toplamı. 2. (Alm. Kosten der Produktion, pl; Produktionskosten, pl; Fr. coût de production, m; İng. cost of production) tar. Üretim için kullanılan girdilere yapılmış olan ödemelerin toplamı. [1]

Üretim maliyeti, bir mal üretirken veya bir hizmet sunarken bir işletmenin maruz kaldığı
maliyeti ifade eder. Üretim maliyetleri, işçilik, hammadde, tüketilebilir imalat malzemeleri ve
genel masraflar dahil olmak üzere ancak bunlarla sınırlı olmayan çeşitli giderleri içerir. Buna
ek olarak, devlet tarafından alınan herhangi bir vergi veya hammadde ayrıştırma
şirketlerinden kaynaklanan telif ücretleri de üretim maliyeti olarak kabul edilir. [2]

Bir firma için doğrudan gelir üreten mal veya hizmetlerin yapılması veya edinilmesi ile ilgili
maliyetler. Doğrudan maliyetler ve dolaylı maliyetlerden oluşur. Doğrudan maliyetler, bir
ürünün oluşturulması için izlenebilir olan, malzeme ve işçilik maliyetlerini kapsayan
maliyetlerdir; dolaylı maliyetleri ise üründe takip edilemeyen masraflardır. [3]

Üretim maliyeti, bir ürünün hazırlanması sürecinde tüketilen tüm kaynakların maliyetinin toplamıdır. Üretim maliyeti; direkt malzeme maliyeti, direkt işçilik maliyeti ve üretim giderleri olmak üzere üç kategoriye ayrılır:

  • Direk Malzeme Maliyeti: Bitmiş ürünün bir parçası haline gelen hammaddedir.
  • Direk İşçilik Maliyeti: Üretim biriminde çalışan işçilerin maliyetidir.
  • Üretim Giderleri: Doğrudan malzeme maliyeti ya da doğrudan işçilik maliyeti olmayan imalat
    maliyetidir. [4]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:http://www.investopedia.com/terms/p/production-cost.asp

[3]:http://www.businessdictionary.com/definition/cost-of-production.html

[4]:https://en.wikipedia.org/wiki/Manufacturing_cost

talep kadar üretim stratejisi

(İng. chase demand strategy; demand matching strategy) endst. İşgörenlerin işe alınmasına veya işten çıkarılmasına, fazla mesai kullanılmasına ve üretmeyip başkasına yaptırmaya izin vererek her dönem sonunda stok oluşturmadan, üretim hızını talebi karşılayacak şekilde ayarlama yapan üretim planlama stratejisi, talebi izleme stratejisi. [1]

Artan veya azalan talebe bağlı olarak çıktının arttığı veya azaldığı üretim stratejisi. [2]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:http://www.businessdictionary.com/definition/chasing-demand.html

talep güdümlü model

(Alm. Pull Modell, n; Fr. modèle de tirer, m; İng. pull model) endst. Tedarik zincirinde üretim gereksinimlerinin müşterilerin taleplerine göre belirlendiği model. [1]

Veri alıcısının, ihtiyaç duyduğunda bir sonraki veriyi aldığı veya bu veriyi işleyebildiği bir veri aktarım
modelidir. [2]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:https://de.wikipedia.org/wiki/Pull-Model

stokastik

(Alm. stochastisch; Fr. stochastique; İng. stochastic) endst. İçinde rasgelelik veya rasgele değişken bulunan. [1]

Rastgele bir şekilde değişim gösteren sistemleri veya olguları (fenomenleri) temsil etmek için
kullanılan terimdir. [2]

Rastgele bir unsur içeren, öngörülemeyen ve istikrarlı bir örüntü veya düzen olmadan meydana gelen
durumlar veya modelleri tanımlamak için kullanılan terimdir. Bütün doğal olaylar stokastik olgulardır.
Ayrıca işletmeler ve açık ekonomiler stokastik sistemlerdir, çünkü iç ortamları dış ortamdaki rastgele
olaylardan etkilenmektedir. Stokastik çoğunlukla olasılıkla eşanlamlı kabul edilir ancak kesin olarak
söylemek gerekirse stokastik, (gerçek veya belirgin) rastgelelik fikrini, olasılıkçılık ise dolaylı olarak
rastgelelikle ilişkilidir. [3]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:https://en.wikipedia.org/wiki/Stochastic

[3]:http://www.businessdictionary.com/definition/stochastic.html

stok kontrolü

(Alm. Bestandskontrolle, f; Fr. contrôle des stocks, m; İng. inventory control) endst. Stok miktarının, tüm stokun en iyi şekilde yönetilmesi ve oluşan talebi zamanında karşılayabilmesi amacıyla sürekli ya da kesikli olarak gözden geçirilmesi. [1]

Üretimin ilk basamağını oluşturan hammadde girişinden başlayarak son mamulün oluşmasına kadar üretime katılan veya duran yarı mamül ve mamül maddenin tüm stok hareketlerinin takip edilmesi ve bunların her kademede üretim faaliyetlerinin aksamayacağı kadar çok, ama gereğinden fazla olmasını engellemek amacıyla yapılan çalışmalara “stok kontrolü” denmektedir. [2]

Stok  kontrolü genel olarak “bir işletmenin stok kontrol faaliyeti” olarak tanımlanabilir. Daha spesifik olarak, stok kontrolü aşağıdaki maddeleri içerir:

  1. Operasyon yönetimi, lojistik ve tedarik zinciri yönetimi, teknolojik sistem ve envanter yönetimi için gerekli programlanmış yazılımları içerir.
  2. Ekonomi ve operasyon yönetimi, satış masraflarını düşürmeyi amaçlayan envanter kontrolü problemini satışa zarar vermeden sürdürmektedir. Herhangi bir tedarik zincirinin 3 temel sorusuna cevap verir: Ne zaman? Nerede? Ne kadar?
  3. Kayıp önleme alanında, hırsızlığa karşı teknik engeller getirmek üzere tasarlanmış sistemler. [3]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wBmNpkQC9Nhi90NLW7E7-Z07M7sgHZ8ZCkz_OAQdYkRBtpAZLnT5lrjRcecXAZMs

[3]:https://en.wikipedia.org/wiki/Inventory_control

son montaj çizelgesi

(Alm. Endmontageablaufplan, m; Fr. ordonnancement de montage final, m; İng. final assembly schedule) endst. İmalat sürecinde, farklı nihai ürünler için son montaj aşamasındaki işlem sıralarının oluşturulduğu çizelge. [1]

Çoğunlukla FAS olarak kısaltılan ve bazen bitiş çizelgesi olarak da anılan Son Montaj Çizelgesi, siparişe göre üretim (MTO) veya siparişe göre montaj (ATO) ortamlarında, belirli müşteri siparişleri için ürünü bitirmek adına son parçaların bir planlamasıdır.

Bitiş takvimi, montajı da içerebilir fakat aynı zamanda son karıştırma, kesme, ambalajlama vb. de. FAS, müşteri siparişinin alınmasından sonra hazırlanır. FAS, ürünü, stoklandığı (veya master planlandığı) seviyeden son parça düzeyine kadar tamamlaması için gereken işlemleri planlar.

Nihai ürünler MPS’de görünmediğinde son montaj çizelgesi (FAS) girdileri gereklidir. Bu son öğelerin siparişe göre montajı yapılır veya çeşitli yapılandırmalarda birleştirilebilen çeşitli müşteri seçenekleri vardır. Bu ürünler, birçok sevk edilebilir nihai ürünün birkaç standart bileşenden meydana geldiği varyant ve seçeneklere sahip kategoriye aittir. Bu ürünler için iki farklı zaman çizelgesi gereklidir: nihai ürün bileşenleri için ana üretim programı (MPS) ve sevk edilebilir ürünler için son montaj çizelgeleri (FAS). [2]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:https://en.wikipedia.org/wiki/Final_assembly_schedule

son kullanıcı

1. (Alm. Endbenützer, m; Endverbraucher, m; Fr. utilisateur final, m; İng. end user) blşm. Veri işleme ve bilgi alışverişi için bir kullanıcı ağını kullanan kişi, süreç, program, aygıt ya da dizge. 2. (Alm. Endverbraucher, m; Fr. utilisateur final, m; İng. end user) endst. Bir ürünün ya da hizmetin amacı doğrultusunda tüketilmesi için ulaştırıldığı son kişi. [1]

Bir ürün için yetki veren, emir veren, işlem yapan veya ödeme yapan kişi veya kuruluşun aksine fiilen bu ürünü kullanan kişi yada kuruluş. [2]

Ürün geliştirmede, nihai(son) olarak bu ürünü kullanan veya nihai(son) olarak kullandırılması amaçlanan kişidir. Son kullanıcı, sysops, sistem yöneticileri, veritabanı yöneticileri, bilgi teknolojisi uzmanları, yazılım uzmanları ve bilgisayar teknisyenleri gibi ürünü destekleyen veya bakım yapan kullanıcıların zıttı konumunda durmaktadır. Son kullanıcılar genellikle, ürün tasarımcılarının teknik anlayışlarına veya becerilerine sahip değildir; bu da, tasarımcıların unuttuğu veya gözden kaçırdığı kolay bir gerçek olup, müşterinin memnuniyetsiz olduğu özelliklere yol açmaktadır. Bilgi teknolojisinde, son kullanıcılar normal anlamda “müşteriler” değildir – genellikle müşterinin çalışanlarıdır. Örneğin, büyük bir perakende şirket, çalışanlarını kullanmaları için bir yazılım paketi satın alırsa, büyük perakende şirket, yazılımı satın alan “müşteri” olmasına rağmen, son kullanıcılar, yazılımı işyerinde kullanacak şirketin çalışanlarıdır. [3]

Bir ürünün veya hizmetin gerçek tüketicisi. “Son kullanıcı” terimi, gerçekte mal veya hizmetle çalışacak kişiyi, geliştirme, üretim ve dağıtımın diğer aşamalarında bulunan bireylerden ayırmak için kullanılır. [4]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:http://www.businessdictionary.com/definition/end-user.html

[3]:https://en.wikipedia.org/wiki/End_user

[4]:http://www.investopedia.com/terms/e/end-user.asp