Betulmoran tarafından yazılmış tüm yazılar

ortalama bakım süresi

(Alm. mittlere Instandhaltung, f; Fr. durée moyenne de maintenance, f; İng. mean maintenance time) endst. Üretim süreci içerisindeki makinaların standartlar dahilinde üretimi sürdürebilmeleri için periyodik olarak yapılan bakım ve ayarlamalar için geçen süre. [1]

Bir periyot (genellikle bir yıl) boyunca, önleyici ve düzeltici bakım eylemlerinin toplamına bölümüdür. [2]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/tr/

[2]:http://www.businessdictionary.com/definition/mean-maintenance-time.html

ortak maliyet

(Alm. gemeinsame Kosten; Fr. charges communes; coûts communs; İng. common cost) endst. Bir işletme genelinde yapılan harcamaların farklı departman ve alt birimlere aktarılamayan maliyet türü; eşanlam: genel gider. [1]

Bir firmanın bir bütün olarak uğradığı ve doğrudan herhangi bir departmana, ürüne veya işletmenin kesimine atanamayacak harcamalarıdır. [2]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/tr/

[2]:http://www.businessdictionary.com/definition/common-cost.html

olursuz doğrusal programlama

(Alm. unausführbare Linearprogrammierung; Fr. programmation linéaire non réalisable; İng. infeasible linear programming) endst. Tüm kısıtları sağlayabilen olurlu bir çözümü olmayan doğrusal programlama problemi. [1]

Eğer uygulanabilir bir çözüm yoksa buna olursuz doğrusal programlama denir. Çözümü olmayan doğrusal programlamaya; x’i, x ≤ −1 ve x ≥ 0 kısıt koşulları altında maximize etmek örnek verilebilir. [2]

Bir optimizasyon sorununun kısıtlamaları karşılıklı olarak çelişkili ise, tüm kısıtlamaları karşılayan bir nokta yoktur ve bu nedenle uygulanabilir bölge boş settir. Bu durumda sorunun çözümü yoktur ve uygulanabilir olmadığı söylenir. [3]

[1]: http://tuba.gov.tr/

[2]: http://web.cs.iastate.edu/~cs511/handout10/LP%20Basics.pdf

[3]: https://en.wikipedia.org/wiki/Feasible_region

montaj otomasyonu

(Alm. Montageautomation, f; Fr. automatisation d’assemblage, f; İng. assembly automation) endst. Bir montaj sisteminin özel aparat, makina ve taşıma sistemleri yardımı ile işgücüne çok az veya hiç ihtiyaç duyulmayacak şekle getirilmesi. [1]

Montaj otomasyonu için kritik nokta mikro ürün üretimidir. [2]

Çoğu otomatik montaj sistemi, fazla miktarlarda üretilen belirli bir ürün üzerinde sabit bir montaj basamağı dizisi gerçekleştirmek üzere tasarlanmıştır.

Montaj otomasyonu;

  • yüksek ürün talebi
  • istikrarlı ürün tasarımı
  • otomatik montaj için tasarlanmış ürünler
  • sınırlı sayıda bileşenden oluşan montaj için uygundur. [3]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:https://www.researchgate.net/profile/Mauro_Onori/publication/233583518_Barata_J_Outlook_report_on_the_future_of_European_assembly_automation_Assembly_Automation_301_7-31/links/00b495293b1bc0cd54000000/Barata-J-Outlook-report-on-the-future-of-European-assembly-automation-Assembly-Automation-301-7-31.pdf

[3]:http://homes.ieu.edu.tr/aornek/ISE324-Ch17.pdf

minimum getiri oranı

(Alm. Basisvergütung, f; Fr. taux de rendement minimal, m; İng. hurdle rate; minimum acceptable rate of return) endst. Bir şirketin bir projeye girmesi için, riskleri ve vazgeçilen diğer projeleri göz önüne aldıktan sonra, beklediği getiri oranı, kabul edilebilir minimum getiri oranı. [1]

İşletme ve mühendislik alanında, bir yöneticinin veya şirketin bir projeye başlamadan önce, diğer projelerin devam etmesi riskini ve fırsat maliyetini dikkate alarak kabul etmeye istekli olduğu bir asgari getiri oranıdır.

Engel oranı, kesme oranı, karşılaştırmalı değerlendirme veya sermaye maliyeti kelimeleri eş anlamlı olarak sıklıkla kullanılır. Önerilen projelerin ön analizlerini yapmak için kullanılır ve genellikle artan riskle birlikte artar. [2]

Mühendislik ekonomisinde en önemli parametrelerden biri minimum getiri oranıdır. Bu şirketin mali durumuna (ve diğer faktörlere) bağlıdır. Kesin bir bilim değildir. Minimum getiri oranı zaman içinde değişebilir. Bir firma içinde kabul edilebilir farklı getiri oranları olabilir. Vergilerden önce minimum getiri oranı, vergilerin ardından minimum getiri oranından daha büyük olacaktır. [3]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/tr/

[2]:https://en.wikipedia.org/wiki/Minimum_acceptable_rate_of_return

[3]:https://staff-old.najah.edu/sites/default/files/lecture15.pdf

görev ünvanı

(Alm. Berufsbezeichnung, f; Stellenbezeichnung, f; Fr. appellation d’emploi, f; İng. job title) endst. Belirli işlerin yapıldığı bir görev kademesine veya birimine, yapılmakta olan işleri nitelemek amacıyla verilen isim. [1]

Görev unvanı, bir kişi tarafından bir işletme veya başka bir kuruluş için gerçekleştirilen belirli bir görev grubunu tanımlamak için kullanılan adı ifade eder. Görev unvanı, bir kişinin ne yaptığını söylemenin etkili bir yoludur. İnsan kaynakları departmanları görev unvanlarının bir listesini tutar. [2]

İş unvanı – Tipik olarak jenerik, İK tarafından üretilen ve iş koduna karşılık gelen belgelerde genellikle kullanılan “resmi” başlıktır. İş unvanları şunları yapmalıdır:

  • Gerçekleştirilen çalışmanın doğasını olabildiğince açıkça yansıtmalıdır.
  • Enstitünün diğer alanlarında benzer bir iş yapıldığında diğer meslek unvanlarıyla tutarlı olmalıdır. [3]

[1]: http://tuba.gov.tr/

[2]: https://www.reference.com/business-finance/job-title-mean-90159ec1940e1099#

[3]: http://hrweb.mit.edu/compensation/job-evaluations

girişimci

(Alm. Unternehmer, m; Fr. entrepreneur, m; İng. entrepreneur; esk. müteşebbis) 1. endst. Sosyal veya ticari fayda sağlamak amacıyla mal veya hizmet üretmek için gerekli kaynakları bir araya getiren ve risk üstlenerek iş kuran kişi. 2. tar. Ekonomik anlamda kâr sağlamak amacı ile başkalarının ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik mal ve hizmet üretmek için faaliyette bulunan kişi. [1]

İlk kez 1723’te kullanılan girişimci terimi, yeni girişim tasarımında liderlik, inisiyatif ve yenilik niteliklerini ima eder. Ekonomist Robert Reich, girişimci için ‘ekip oluşturma, liderlik ve yönetim yeteneğini’ gerekli nitelikler olarak adlandırdı. Tarihsel olarak, girişimciliğin incelenmesi, klasik iktisadın temelini oluşturan Richard Cantillon ve Adam Smith’in 17. ve 18. yüzyılın başlarındaki çalışmalarına kadar uzanmaktadır.

Genel olarak, girişimci “herhangi bir teşebbüse, özellikle de önemli bir inisiyatif ve riski olan bir işe, başlayan, organize eden ve yöneten kişi” olarak tanımlanmıştır. “Bir çalışan olarak çalışmaktan ziyade, bir girişimci, küçük bir işletme yürütmekte ve belirli bir ticari girişim, fikir veya satış için sunulan malın veya hizmetin tüm risk ve ödüllerini üstlenmektedir. Girişimci genellikle, yeni bir işletme lideri ve yeni fikirlerin ve iş süreçlerinin mucidi olarak görülmektedir. Girişimciler, yeni iş fırsatlarını algılama konusunda iyi olma eğilimindedir ve çoğunlukla algılarında olumlu yanlılıklar (yani, yeni olanaklar bulmaya ve karşılanmamış pazar ihtiyaçlarını görmeye yönelik bir önyargı) ve risk alma durumu içerisindedirler. Bu tutum onların fırsattan yararlanma ihtimalini arttırır.Bir girişimci, genellikle, ticari fırsatı kullanmak için gerekli olan üretim faktörlerini (insan, finansal ve maddi kaynaklar) yönlendiren ticari bir işletmenin kontrolü altındadır. Yönetici olarak hareket ederler ve girişimin başlamasının ve büyümesini denetlerler. Girişimcilik, bir şahsın (veya bir ekibin) bir iş fırsatı tanımladığı ve onun gelişimi için gerekli olan kaynakları elde ettiği ve kullandığı süreci kapsar. [2]

Girişimci genellikle tek mal sahibi, ortak ya da bir anonim girişimde çoğunluk hissesine sahip olan kişidir. Ekonomist Joseph Alois Schumpeter’e (1883-1950) göre girişimci her zaman kâr amacı gütmez ancak kârı, kazanım ya da başarıyı ölçmek için bir standart olarak görür. [3]

[1]: http://tuba.gov.tr/

[2]: https://en.wikipedia.org/wiki/Entrepreneurship

[3]: http://www.businessdictionary.com/definition/entrepreneur.html

dönen varlık

1. (Alm. aktuelles Vermögen; Umlaufvermögen, n; Fr. actif à court terme; İng. current asset) endst. Bir firmanın satın aldığı hammaddelerin işlenmiş maddeye dönüştürülmesi için ayrılan, nakit veya kısa dönemde nakite çevrilebilecek varlık, aktif varlık, dönen değer. 2. (Alm. Umlaufvermögen, n; Fr. actif circulant; İng. current asset) tar. Üretim sürecinde, belirli bir dönem içinde yer alıp, o dönemin sonunda nakite dönüşecek olan pay senetleri, alacaklar, kısa süreli ysatırımlar, stoklar gibi değerler, dönen değerler. [1]

Muhasebede, bir dönen varlık, cari mali yıl veya işletme döngüsü içinde (hangisi daha uzunsa) bir işletmenin normal işlemleri yoluyla makul olarak satılması, tüketilmesi veya tükenmesi beklenen herhangi bir varlıktır. Tipik dönen varlıklar; nakit, nakit benzerleri, kısa vadeli yatırımlar, alacak hesapları, stok envanteri ve bir yıl içinde ödenecek peşin ödenen borcun bir kısmını içerir. [2]

Alacaklar, envanter, devam eden iş veya nakit benzerleri nakit mallara dönüştürüldüğünden normal seyirde sürekli olarak bir organizasyona girip çıkmaktadır. Muhasebede, bir yıldan az bir süre için yetmesi (dayanması) beklenen veya kullanılmayı bekleyen herhangi bir varlık, dönen varlık olarak adlandırılır. [3]

[1]: http://tuba.gov.tr/

[2]: https://en.wikipedia.org/wiki/Current_asset

[3]: http://www.businessdictionary.com/definition/current-asset.html

çalışma koşulları

(Alm. Arbeitsbedingungen, pl; Fr. conditions de travail, pl; İng. working conditions) endst. Çalışma ortamındaki çevresel koşullar, gürültü, sıcaklık, hava kirliliği, kimyasal koku salıcıların varlığı gibi etmenler ya da sağlığı etkileyen etmenler. [1]

İş yerinin ısısı, nemi, havalandırması, ışık ve gürültü düzeyi, çalışma saatleri ve dinlenme molaları, iş yerinin konumu, iş yerinin temizliği ve kalitesi, iç teçhizatı gibi çalışma ortamıyla ilgili unsurlar çalışma koşullarını oluşturan temel ögelerdir. Çalışma koşulları hem kişisel rahatlık, hem de işin yapılması açısından önemlidir. Çalışanlar daha fazla fiziksel rahatlık sağlayacak iş ortamı istemektedirler. [2]

Çalışanlar, kendilerini rahat hissettikleri iş koşullarında verimli çalışabilirler. Kötü çalışma koşulları; yetersiz aydınlatma, havalandırma, ısıtma ve benzeri gibi çalışma ortamının fiziksel koşullarının uygunsuzluğu, aşırı ve uzun çalışma saatleri, ergonomik koşullara uyulmaması, iş güvenliğinin olmaması gibi durumlarda söz konusudur. [3]

Çalışma koşulları personelin iş dışı yaşamını da etkilemektedir. Örneğin, fazla mesailer veya uzun çalışma saatleri insanların aile veya arkadaşlarına fazla zaman ayıramamasına ve kendilerini yenileyememelerine yol açabilmektedir. [2]

[1]: http://tuba.gov.tr/

[2]: http://openaccess.dogus.edu.tr/bitstream/handle/11376/512/erdil.PDF?sequence=1

[3]: gazi.edu.tr/posts/download?id=133327

 

aşırı değişkenlik

(Alm. exzessive Variabilität; Fr. variabilité excessive, f; İng. excessive variability) endst. Üretim süreçlerinin denetiminde çoğu örneklem değerinin denetim eşiklerinin dışına çıkmamakla birlikte bu eşiklere yakın bulunması.[1]

Süreç kontrol tablosunun “algılama kuralları” nın herhangi birini tetiklediğinde (veya proses kabiliyeti düşük olduğunda) aşırı varyasyonun kaynağını belirlemek için başka faaliyetler yapılabilir. Bu ekstra etkinliklerde kullanılan araçlara şunlar dahildir: Ishikawa diyagramı, tasarlanmış deneyler ve Pareto çizelgeleri. Tasarlanan deneyler, değişim kaynaklarının göreli önemini (kuvvetini) objektif olarak ölçmek için bir araçtır. Değişiklik kaynaklarını ortadan kaldırmaya yönelik adımlar; standartların geliştirilmesi, personel eğitimi, hataya karşı koruma, işlemin kendisi veya girdileri üzerindeki değişiklikleri içerebilir. [2]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:https://en.wikipedia.org/wiki/Statistical_process_control#Excessive_variations