Betulmoran tarafından yazılmış tüm yazılar

olursuz doğrusal programlama

(Alm. unausführbare Linearprogrammierung; Fr. programmation linéaire non réalisable; İng. infeasible linear programming) endst. Tüm kısıtları sağlayabilen olurlu bir çözümü olmayan doğrusal programlama problemi. [1]

Eğer uygulanabilir bir çözüm yoksa buna olursuz doğrusal programlama denir. Çözümü olmayan doğrusal programlamaya; x’i, x ≤ −1 ve x ≥ 0 kısıt koşulları altında maximize etmek örnek verilebilir. [2]

Bir optimizasyon sorununun kısıtlamaları karşılıklı olarak çelişkili ise, tüm kısıtlamaları karşılayan bir nokta yoktur ve bu nedenle uygulanabilir bölge boş settir. Bu durumda sorunun çözümü yoktur ve uygulanabilir olmadığı söylenir. [3]

[1]: http://tuba.gov.tr/

[2]: http://web.cs.iastate.edu/~cs511/handout10/LP%20Basics.pdf

[3]: https://en.wikipedia.org/wiki/Feasible_region

montaj otomasyonu

(Alm. Montageautomation, f; Fr. automatisation d’assemblage, f; İng. assembly automation) endst. Bir montaj sisteminin özel aparat, makina ve taşıma sistemleri yardımı ile işgücüne çok az veya hiç ihtiyaç duyulmayacak şekle getirilmesi. [1]

Montaj otomasyonu için kritik nokta mikro ürün üretimidir. [2]

Çoğu otomatik montaj sistemi, fazla miktarlarda üretilen belirli bir ürün üzerinde sabit bir montaj basamağı dizisi gerçekleştirmek üzere tasarlanmıştır.

Montaj otomasyonu;

  • yüksek ürün talebi
  • istikrarlı ürün tasarımı
  • otomatik montaj için tasarlanmış ürünler
  • sınırlı sayıda bileşenden oluşan montaj için uygundur. [3]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:https://www.researchgate.net/profile/Mauro_Onori/publication/233583518_Barata_J_Outlook_report_on_the_future_of_European_assembly_automation_Assembly_Automation_301_7-31/links/00b495293b1bc0cd54000000/Barata-J-Outlook-report-on-the-future-of-European-assembly-automation-Assembly-Automation-301-7-31.pdf

[3]:http://homes.ieu.edu.tr/aornek/ISE324-Ch17.pdf

görev ünvanı

(Alm. Berufsbezeichnung, f; Stellenbezeichnung, f; Fr. appellation d’emploi, f; İng. job title) endst. Belirli işlerin yapıldığı bir görev kademesine veya birimine, yapılmakta olan işleri nitelemek amacıyla verilen isim. [1]

Görev unvanı, bir kişi tarafından bir işletme veya başka bir kuruluş için gerçekleştirilen belirli bir görev grubunu tanımlamak için kullanılan adı ifade eder. Görev unvanı, bir kişinin ne yaptığını söylemenin etkili bir yoludur. İnsan kaynakları departmanları görev unvanlarının bir listesini tutar. [2]

İş unvanı – Tipik olarak jenerik, İK tarafından üretilen ve iş koduna karşılık gelen belgelerde genellikle kullanılan “resmi” başlıktır. İş unvanları şunları yapmalıdır:

  • Gerçekleştirilen çalışmanın doğasını olabildiğince açıkça yansıtmalıdır.
  • Enstitünün diğer alanlarında benzer bir iş yapıldığında diğer meslek unvanlarıyla tutarlı olmalıdır. [3]

[1]: http://tuba.gov.tr/

[2]: https://www.reference.com/business-finance/job-title-mean-90159ec1940e1099#

[3]: http://hrweb.mit.edu/compensation/job-evaluations

girişimci

(Alm. Unternehmer, m; Fr. entrepreneur, m; İng. entrepreneur; esk. müteşebbis) 1. endst. Sosyal veya ticari fayda sağlamak amacıyla mal veya hizmet üretmek için gerekli kaynakları bir araya getiren ve risk üstlenerek iş kuran kişi. 2. tar. Ekonomik anlamda kâr sağlamak amacı ile başkalarının ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik mal ve hizmet üretmek için faaliyette bulunan kişi. [1]

İlk kez 1723’te kullanılan girişimci terimi, yeni girişim tasarımında liderlik, inisiyatif ve yenilik niteliklerini ima eder. Ekonomist Robert Reich, girişimci için ‘ekip oluşturma, liderlik ve yönetim yeteneğini’ gerekli nitelikler olarak adlandırdı. Tarihsel olarak, girişimciliğin incelenmesi, klasik iktisadın temelini oluşturan Richard Cantillon ve Adam Smith’in 17. ve 18. yüzyılın başlarındaki çalışmalarına kadar uzanmaktadır.

Genel olarak, girişimci “herhangi bir teşebbüse, özellikle de önemli bir inisiyatif ve riski olan bir işe, başlayan, organize eden ve yöneten kişi” olarak tanımlanmıştır. “Bir çalışan olarak çalışmaktan ziyade, bir girişimci, küçük bir işletme yürütmekte ve belirli bir ticari girişim, fikir veya satış için sunulan malın veya hizmetin tüm risk ve ödüllerini üstlenmektedir. Girişimci genellikle, yeni bir işletme lideri ve yeni fikirlerin ve iş süreçlerinin mucidi olarak görülmektedir. Girişimciler, yeni iş fırsatlarını algılama konusunda iyi olma eğilimindedir ve çoğunlukla algılarında olumlu yanlılıklar (yani, yeni olanaklar bulmaya ve karşılanmamış pazar ihtiyaçlarını görmeye yönelik bir önyargı) ve risk alma durumu içerisindedirler. Bu tutum onların fırsattan yararlanma ihtimalini arttırır.Bir girişimci, genellikle, ticari fırsatı kullanmak için gerekli olan üretim faktörlerini (insan, finansal ve maddi kaynaklar) yönlendiren ticari bir işletmenin kontrolü altındadır. Yönetici olarak hareket ederler ve girişimin başlamasının ve büyümesini denetlerler. Girişimcilik, bir şahsın (veya bir ekibin) bir iş fırsatı tanımladığı ve onun gelişimi için gerekli olan kaynakları elde ettiği ve kullandığı süreci kapsar. [2]

Girişimci genellikle tek mal sahibi, ortak ya da bir anonim girişimde çoğunluk hissesine sahip olan kişidir. Ekonomist Joseph Alois Schumpeter’e (1883-1950) göre girişimci her zaman kâr amacı gütmez ancak kârı, kazanım ya da başarıyı ölçmek için bir standart olarak görür. [3]

[1]: http://tuba.gov.tr/

[2]: https://en.wikipedia.org/wiki/Entrepreneurship

[3]: http://www.businessdictionary.com/definition/entrepreneur.html

dönen varlık

1. (Alm. aktuelles Vermögen; Umlaufvermögen, n; Fr. actif à court terme; İng. current asset) endst. Bir firmanın satın aldığı hammaddelerin işlenmiş maddeye dönüştürülmesi için ayrılan, nakit veya kısa dönemde nakite çevrilebilecek varlık, aktif varlık, dönen değer. 2. (Alm. Umlaufvermögen, n; Fr. actif circulant; İng. current asset) tar. Üretim sürecinde, belirli bir dönem içinde yer alıp, o dönemin sonunda nakite dönüşecek olan pay senetleri, alacaklar, kısa süreli ysatırımlar, stoklar gibi değerler, dönen değerler. [1]

Muhasebede, bir dönen varlık, cari mali yıl veya işletme döngüsü içinde (hangisi daha uzunsa) bir işletmenin normal işlemleri yoluyla makul olarak satılması, tüketilmesi veya tükenmesi beklenen herhangi bir varlıktır. Tipik dönen varlıklar; nakit, nakit benzerleri, kısa vadeli yatırımlar, alacak hesapları, stok envanteri ve bir yıl içinde ödenecek peşin ödenen borcun bir kısmını içerir. [2]

Alacaklar, envanter, devam eden iş veya nakit benzerleri nakit mallara dönüştürüldüğünden normal seyirde sürekli olarak bir organizasyona girip çıkmaktadır. Muhasebede, bir yıldan az bir süre için yetmesi (dayanması) beklenen veya kullanılmayı bekleyen herhangi bir varlık, dönen varlık olarak adlandırılır. [3]

[1]: http://tuba.gov.tr/

[2]: https://en.wikipedia.org/wiki/Current_asset

[3]: http://www.businessdictionary.com/definition/current-asset.html

çalışma koşulları

(Alm. Arbeitsbedingungen, pl; Fr. conditions de travail, pl; İng. working conditions) endst. Çalışma ortamındaki çevresel koşullar, gürültü, sıcaklık, hava kirliliği, kimyasal koku salıcıların varlığı gibi etmenler ya da sağlığı etkileyen etmenler. [1]

İş yerinin ısısı, nemi, havalandırması, ışık ve gürültü düzeyi, çalışma saatleri ve dinlenme molaları, iş yerinin konumu, iş yerinin temizliği ve kalitesi, iç teçhizatı gibi çalışma ortamıyla ilgili unsurlar çalışma koşullarını oluşturan temel ögelerdir. Çalışma koşulları hem kişisel rahatlık, hem de işin yapılması açısından önemlidir. Çalışanlar daha fazla fiziksel rahatlık sağlayacak iş ortamı istemektedirler. [2]

Çalışanlar, kendilerini rahat hissettikleri iş koşullarında verimli çalışabilirler. Kötü çalışma koşulları; yetersiz aydınlatma, havalandırma, ısıtma ve benzeri gibi çalışma ortamının fiziksel koşullarının uygunsuzluğu, aşırı ve uzun çalışma saatleri, ergonomik koşullara uyulmaması, iş güvenliğinin olmaması gibi durumlarda söz konusudur. [3]

Çalışma koşulları personelin iş dışı yaşamını da etkilemektedir. Örneğin, fazla mesailer veya uzun çalışma saatleri insanların aile veya arkadaşlarına fazla zaman ayıramamasına ve kendilerini yenileyememelerine yol açabilmektedir. [2]

[1]: http://tuba.gov.tr/

[2]: http://openaccess.dogus.edu.tr/bitstream/handle/11376/512/erdil.PDF?sequence=1

[3]: gazi.edu.tr/posts/download?id=133327

 

aşırı değişkenlik

(Alm. exzessive Variabilität; Fr. variabilité excessive, f; İng. excessive variability) endst. Üretim süreçlerinin denetiminde çoğu örneklem değerinin denetim eşiklerinin dışına çıkmamakla birlikte bu eşiklere yakın bulunması.[1]

Süreç kontrol tablosunun “algılama kuralları” nın herhangi birini tetiklediğinde (veya proses kabiliyeti düşük olduğunda) aşırı varyasyonun kaynağını belirlemek için başka faaliyetler yapılabilir. Bu ekstra etkinliklerde kullanılan araçlara şunlar dahildir: Ishikawa diyagramı, tasarlanmış deneyler ve Pareto çizelgeleri. Tasarlanan deneyler, değişim kaynaklarının göreli önemini (kuvvetini) objektif olarak ölçmek için bir araçtır. Değişiklik kaynaklarını ortadan kaldırmaya yönelik adımlar; standartların geliştirilmesi, personel eğitimi, hataya karşı koruma, işlemin kendisi veya girdileri üzerindeki değişiklikleri içerebilir. [2]

[1]:http://www.tuba.gov.tr/

[2]:https://en.wikipedia.org/wiki/Statistical_process_control#Excessive_variations

ara ürün

1. (Alm. Zwischenprodukt, n; Fr. produit intermediaire, m; produit semi-ouvré, m; İng. intermediate product) endst. Son kullanıcıya gönderilen veya satılan nihai ürün niteliği taşımayan, tedarikçiler ve üreticiler arasında alınıp satılan ürünler. 2. (Alm. Mittelprodukt, n; Zwischenprodukt, n; Fr. produit intermediaire, m; produit semi-ouvré, m; İng. intermediate product) kim. Bir tepkimede oluşan ve sonra daha kararlı bir ürüne dönüşen kısa ömürlü geçici madde. [1]

Nihai tüketiciye satılabilmesi için daha fazla süreç gerektirebilecek üründür. Bu süreç, üretici ya da başka bir işlemci tarafından yapılabilir. Böylece bir ara ürün, şirket için nihai bir ürün olabilir. Ayrıca başka bir şirket için bir girdi olabilir. [2]

Bitmiş ürün genellikle üreticiler veya tedarikçiler arasında işlem görür. [3]

[1]:http://tuba.gov.tr/

[2]:https://en.wikipedia.org/wiki/Intermediate_product

[3]:http://www.businessdictionary.com/definition/intermediate-product.html

akış kontrol diyagramı

(Alm. Ablaufsteuerungsdiagramm, n; Fr. diagramme de contrôle de cheminement, m; İng. flow control diagram) endst. Bir sürecin, programın ya da ticari işin, ardışık iş adımları, başka dallara sapma koşulları, çok şıklı seçme işlemleri gibi öğeleri kullanarak kontrol akışını betimleyen diyagram. [1]

Genel anlamda akış, zamanla değişimin ölçülmesi demektir(harcama, yatırım veya kullanım gibi). Zamanla birlikte anlam kazanmaktadır. Yalın üretimde ise hammaddede gerilemeler, duraklamalar veya atıklar olmaksızın müşteri veya değer akışında mal veya hizmetlerin taşınmasıdır. [2]

Diyagram, bileşen parçalarını ve aralarındaki ilişkileri özetleyerek bir şeyi/bir fikri görsel olarak açıklayan çizimdir. [3]

Akış kontrol diyagramı, bir iş sürecinin, işlemin veya incelemenin akış kontrolünü tanımlamak için kullanılan bir diyagramdır. Süreç yönetiminde kullanılan proses akış diyagramı, kalite kontrolünde kullanılan kalite kontrol akış diyagramı, akış kontrol diyagramı türlerinden birkaçıdır. Akış kontrol diyagramı, yaygın olarak birden çok mühendislik alanında kullanılmaktadır. Klasik iş süreci modelleme yöntemlerinden biridir. [4]

[1]: http://www.tuba.gov.tr/

[2]: http://www.businessdictionary.com/definition/flow.html

[3]: http://www.businessdictionary.com/definition/diagram.html

[4]: https://en.wikipedia.org/wiki/Control_flow_diagram