BAHADIR KAYA tarafından yazılmış tüm yazılar

zaman örneklemesi

(Alm. Zeitprobentechnik, f; Zeitstichprobe, f; Fr. échantillonnage temporel, m; İng. time sampling) endst. Olaylar ve süreçler hakkında deneyi yürüten kişi tarafından saptanan ya da rasgele seçilen belirli zaman aralıklarında gözlem yapılması ve veri toplanması.

zaman marjı

(Alm. freie Pufferzeit; Fr. marge libre, f; İng. free float) endst. Bir projedeki herhangi bir faaliyeti izleyen tüm faaliyetlerin tam zamanında başlatılmaları durumunda, projenin tümüne etkimeden o faaliyetin tamamlanmasının geciktirilebileceği en yüksek süre.

zaman dilimi

1. blşm. 1. (Alm. Zeitscheibe, f; Fr. intervalle de temps, m; İng. time slice; time slot) Bir programa, yürütülmesi için ayrılan işlemci süresi ya da bilgisayarda bir işlem biriminin bir görevi yerine getirmesi için gereken süre. 2. Elektronik iletişim ortamını paylaşan sayısal aygıtlar için tanımlanan ve tanınabilen herhangi bir periyodik zaman dilimi. 3. Yerel alan ağı teknolojisinde belirli bir zaman dönemi ya da bir dizide belirli bir aralık. 4. (Alm. Zeitscheibe, f; Fr. intervalle de temps; İng. time slice; time slot) Zaman çoğullamaya dayalı sayısal iletim teknolojisinde her bir kanala ya da aygıta ayrılan sabit zaman aralığı. 2. (Alm. Zeitfenster, n; Fr. intervalle de planification, m; İng. time bucket) endst. Malzeme gereksinim planlaması sürecinde, planlama amacıyla kullanılan ve genellikle bir haftaya karşılık gelen zaman aralığı.

zaman payı

(Alm. Schlupfzeit, f; Fr. marge de temps, f; İng. slack time) endst. Bir projeyi geciktirmeden, bu projenin parçası olan bir faaliyetin en geç bitirilme anı ile en erken bitirilme anı arasındaki zaman farkı, zaman marjı.

yardımcı işçi

(Alm. Hilfsarbeiter, m; Fr. travailleur utilitaire, m; İng. utility worker) endst. 1. Bir işletmede çeşitli vasıflı veya yarı-vasıflı tamir, bakım ve montaj işlerinde çalışma esnekliğine sahip ve sabit bir görevlendirme yapılmamış işgören, yardımcı işgören. 2. Sürekli montaj hatlarında, işgörenlerin tek başlarına iş istasyonu aşım sınırına kadar işi yetiştiremeyecekleri durumlarda devreye giren işgören.

yararlılık kuramı

(Alm. Nutzentheorie, f; Fr. théorie d’utilité, f; İng. utility theory) endst. Belirsizlik ya da risk altında seçenekler arasında nesnel bir seçim yapabilmeyi kolaylaştıran yarar kavramına dayalı kuram, fayda kuramı.

yaratıcılık

(Alm. Kreativität, f; Fr. créativité, f; İng. creativity) endst. Yeni ya da iyileştirilmiş ürünler, hizmetler, süreçler ve toplumsal etkileşimler ortaya çıkarmak için fikirler üretme.

yaratıcı problem çözme teknikleri

(Alm. kreative Problemlösungstechniken, pl; Fr. techniques pour la résolution de problèmes par la créativité, pl; İng. creative problem solving techniques) endst. Bir probleme etkili bir çözüm bulmak için kullanılan, beyin fırtınası ve bilişsel haritalandırma gibi farklı yaklaşımlara sahip teknikler.

yararlılık işlevi

(Alm. Nutzwert-Funktion, f; Fr. fonction d’utilité, f; İng. utility function) endst. 1. Bir tüketim sepetindeki tüketim mallarının miktarının, o tüketim mallarının nominal değerleri ile ilişkisini gösteren işlev. 2. Mal ve hizmetler ile kişisel tercihleri ilişkilendiren işlev, fayda fonksiyonu.